7 Ağustos 2012 - 12:24

22 Mayıs’ta Suriye’de kaçırıldıktan sonra Ahmet Davutoğlu tarafından Lübnan’a dönecekleri ilan edilen, ancak o tarihten beri ülkelerine teslim edilmeyen 11 Lübnanlı Şii’nin aileleri dün Beyrut’ta Türkiye Büyükelçiliği önünde protesto eylemi yaptı.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- 22 Mayıs’ta İran’da Şiilere ait kutsal yerleri ziyaret ettikten sonra dönüş yolunda Halep’te kaçırılan Lübnan vatandaşları halen ülkelerine dönemedi. Lübnan vatandaşları Suriye’de silahlı bir grup tarafından kaçırıldıktan sonra Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu devreye girmiş ve ziyaretçilerin birkaç gün içerisinde ülkelerine döneceklerini söylemişti. Ancak Davutoğlu’nun bu sözleri etmesinin üzerinden iki buçuk aya yakın zaman geçmesine rağmen, 11 Lübnanlının akıbeti halen belirsizliğini koruyor.

Aileler Türkiye ve Katar’ı sorumlu tutuyor
Lübnan’da yayımlanan El Naşra gazetesinin haberine göre Halep’te kaçırılan 11 Lübnanlının aileleri dün Beyrut’ta Türkiye Büyükelçiliği önünde bir protesto eylemi gerçekleştirdi. Oturma eylemi yapan aileler, Ankara hükümetinden söz verdiği gibi Lübnan vatandaşlarını Suriyeli muhaliflerden alarak ülkelerine iade etmesi talep edildi.

Ailelerin benzer bir eylemi Katar Büyükelçiliği önünde de yapmak istedikleri, ancak polisin buna engel olduğu iddiası da gazetede yer aldı. Aileler, Lübnanlı ziyaretçilerin başlarına gelenlerden Katar ve Türkiye’yi sorumlu tuttuklarını ifade ettiler. Aileler adına sözcülük yapan Şeyh Abbas Zoghaib, Ulusal Haber Ajansı’na “Türkiye, Katar ve Suriye muhalefetini destekleyen bütün ülkeleri Lübnanlıların kaçırılmasından ve çocuklarımızın başına gelenlerden sorumlu tutuyoruz. Çocuklarımızı şehit olmuş kabul ediyoruz” diye konuştu.

Aileler, kaçırma eylemini Özgür Suriye Ordusu’nun yaptığında ısrarcı
Ahmet Davutoğlu 11 Lübnanlının kaçırılmasının ardından ülkelerine teslim edileceklerini açıklamış, hatta Lübnan’ın Suriye muhalefetini ve Müslüman Kardeşleri destekleyen ana muhalefet lideri Saad Hariri’nin Lübnanlıları aldırmak için Türkiye’ye özel uçağını yolladığı yönünde haberler basına yansımıştı. Ancak bu açıklamaların üzerinden aylar geçmesine rağmen, kaçırılan Lübnanlılardan yalnızca kadınlar serbest bırakıldı ve ülkelerine döndü. 11 erkeğin akıbeti ise halen belirsiz.

İstanbul’da kurulan ve Batı tarafından desteklenen Suriye Ulusal Konseyi olayın Ammar el Dadahlı’ya bağlı bir grup tarafından gerçekleştirildiğini iddia etmiş ve başlangıçta Lübnanlılar karşılığında fidye istemeyi planladığını söyleyen grubun Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın Suriye yöneticilerinin kaçırma eylemini gerçekleştirenleri fikirlerinden vazgeçirdiklerini söylemesi üzerine Lübnanlıları teslim etmekten vazgeçtiğini söylemişti.

Ancak kaçırılan Lübnanlıların aileleri, kaçırma eylemini Özgür Suriye Ordusu’nun yaptığında ısrarcı. Özgür Suriye Ordusu ise olayla bir ilişkisi olmadığını iddia ediyor.

Suriye Ulusal Konseyi’nin eski başkanı Burhan Galyun, mayıs ayında yaptığı açıklamalarda kaçırılanların “yüzde 100 Lübnanlı olmadıklarını” ileri sürerek, “Bir dönem bazı eğitimlere katıldıkları yönünde bilgi aldık” diye konuşmuştu. Galyun’un sözleri, Suriye’de kaçırma ve öldürme eylemleri gerçekleştiren silahlı grupların bu eylemlerini meşrulaştırmaya yönelik bir çaba olarak algılanmıştı.

Kaçırma eylemini gerçekleştirenler ise geçtiğimiz günlerde Esad yönetimi iktidarı terk edene kadar Lübnanlıları serbest bırakmayacaklarını açıkladı.

Lübnanlılar dışında yine Suriye’deki çeteler tarafından kaçırılan 48 İranlı da bulunuyor. İran yönetimi vatandaşlarının kaçırılması konusunda Türkiye ve Katar’ı sorumlu tutarak, serbest bırakılmaları konusunda girişimde bulunulmasını talep ediyor. (Sol)